10 04 2008

konuşan kantaR

son zamanlarda sokaklarda çok sık karşılaşıyorum. köşe başlarında bitmeye başladılar. üzerlerinde koca koca yazıyor. konuşan kantar. bu cihazları iki kısımda incelemeye karar verdim.

önce ikinci kısım "kantar".
insanlara böle bi hizmet sunarken, kantar kelimesini kullanmak sankim biraz yanlış. açıkçası ben gördükçe uzaklaşasım geliyo. ben kaç tonum ki, kantara çıkayım. benim bildiğim kamyonlar çıkar kantara. yada bilemedin gündendi çuvalı tartılır. kantarla tartılıyor olmak insanın özgüvenini kırar. son olur tartı ile temas.

sonra birinci kısım "konuşan".
bu yazıyı gördükçe, "yaşasın en sonunda konuşabileceğim bi makine yaptılar" diye düşünüp, "çok yanlızım be kantar, gel boğaza nazır rakı balık yapalım. hem dertleşiriz" diyesim geliyor. bide hiç düşünmeden söylemek istediğim bi tümce var. "sende herkesin ağırlığı altında eziliyosun be kantar".

4 ##düdek:

şair kerim dedi ki...

VAYY
boğaza gitmeler ...
biz niye gelmiyoz.

kıyak dedi ki...

Özzgür bana alkolle çekilmiş fotonu göndersene seni ''Alkolik koca'' karakteri yapıcam

kestane kebap

piRate dedi ki...

nedemek şairciim. şiirsiz bi rakı-balık olmaz zati.

ne demiş büyük üstad.

"rakı şişesinde balık olsam..."

Kültür Mantarı dedi ki...

konuşan kantar benim uzaktan akraba olur.

konuşan mantar.