son zamanlarda sokaklarda çok sık karşılaşıyorum. köşe başlarında bitmeye başladılar. üzerlerinde koca koca yazıyor. konuşan kantar. bu cihazları iki kısımda incelemeye karar verdim.
önce ikinci kısım "kantar".
insanlara böle bi hizmet sunarken, kantar kelimesini kullanmak sankim biraz yanlış. açıkçası ben gördükçe uzaklaşasım geliyo. ben kaç tonum ki, kantara çıkayım. benim bildiğim kamyonlar çıkar kantara. yada bilemedin gündendi çuvalı tartılır. kantarla tartılıyor olmak insanın özgüvenini kırar. son olur tartı ile temas.
sonra birinci kısım "konuşan".
bu yazıyı gördükçe, "yaşasın en sonunda konuşabileceğim bi makine yaptılar" diye düşünüp, "çok yanlızım be kantar, gel boğaza nazır rakı balık yapalım. hem dertleşiriz" diyesim geliyor. bide hiç düşünmeden söylemek istediğim bi tümce var. "sende herkesin ağırlığı altında eziliyosun be kantar".
10 04 2008
konuşan kantaR
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 ##düdek:
VAYY
boğaza gitmeler ...
biz niye gelmiyoz.
Özzgür bana alkolle çekilmiş fotonu göndersene seni ''Alkolik koca'' karakteri yapıcam
kestane kebap
nedemek şairciim. şiirsiz bi rakı-balık olmaz zati.
ne demiş büyük üstad.
"rakı şişesinde balık olsam..."
konuşan kantar benim uzaktan akraba olur.
konuşan mantar.
Yorum Gönder