yaklaşık olarak 33,5 saat sonra başlıycak olan sınav. uzakyol vardiya mühendisi / makinisti bölümünde katılacağım bu maraton için, artıkın kaşarlandım sayılır. sınava 3. girişim. ilk ikisinden de tek dersten (ana makine ve operasyonu) -utanarak söylüyorum- kaldım.
bu sınavla ilgili olarak fobim oluşmaya başladı. kendi bilgimden şüphe eder oldum. ders çalıştırdıklarım geçmeye başladı. biraz daha kalırsam gasm (gemi adamları sınav merkezi) sırtımdan zengin olacak sanırsam.
ayrıca okyanus çekiyo be. havasını suyunu özledim. maceraları cabası. rusları bile özledim (yanlış anlaşılma olmasın, çalıştığım personelin çoğunluğu rustu ve döndüğümde ruslardan nefret ediyodum).
neyse dönelim ana konuma. gas. burda çıkan soruları bi görseniz. bazıları çok komik. herkes geçsin diye soruyolar sankim. dur yeri gelmişken bir tanesini yazayım.
Valf overlepi ya da sübap çakışması nasıl tanımlanır?
a- Sıkıştırma başlangıcında her iki sübapın kapalı oluşu.
b- Sıkıştırma sonunda her iki sübapın kapalı oluşu.
c- Genişleme sonunda egzoz sübapının açık ve emme sübapının kapalı oluşu.
d- Cebri egzozunun sonuna doğru ve üst ölü nokta civarında emme ve egzoz sübaplarının açık oluşu.
e- Emme veya giriş başlangıcında giriş sübapının açık ve egzoz sübapının kapalı oluşu.
temmuz ayında sorulan bir soru bu. kolaylardan biri tabi. topu topu 20 soru çıkıyor. bunların 1 - 2'si yanlış oluyo genelde. onların puanının eklendiğini söylüyolar ama ne kadar doğru bilemem valla.
bizim bu sınavdaki garipliklerden bahsedeyim biraz. bu sınavın soruları bir bilirkişi heyeti tarafından hazırlanıyor. bu bilirkişi heyeti genellikle eski subaylardan oluşuyor ve özellikle arkeri yada eski türkçe terimler kullanılıyor. örnek olarak "buhar türbini ile sevk edilen bir ana makine..." felan gibi. veya yukarıdaki soruda gördüğün gibi "cebri egzozun sonuna...". şimdi neden bunu bi eleştiri olarak sunduğumu merak ediyosunuzdur sanırsam galiba. askerler bu mesleği hiçbir zaman sivil bir meslek olarak göremiyorlar. hiyerarşik bir yapı içinde hayatlarını geçirdikleri için, ellerindeki bu fırsatı da kullanmak, kendi fikirlerini benimsemiş koyunlarla aynı kulvarda bulunmaktan gözle görülür hazlar duyuyorlar. benim gibiler onları skimize takmadığımız için, otoriter boşluklar doğduğunu düşünmekten de kendilerini alamıyorlar sanırsam.
birde işin ikinci yüzü, denizcilik terminalojisini geliştiren 1 tane adam var. yaşayan efsane /* :) */. ingilizceden öle bi çeviri yapmışki adam, akıllara zarar. gül allah gül. aptullah gül. bunada bi örnek vermeden geçemiycem. air heater'ın türkçesi erhiter olmuş. neyse biraz okudukça insan alışıyo bu tip komik terimlere.
gel gelelim sınav saati yaklaşıyor. bu sefer daha ii hazırlandığımı düşünüyorum. 33 saatim daha var ve bir iki tekrardan sonra kampa girecem. topu topu 40 dakika için. bu kez sınavı geçmeye kararlıyım.
paralarım gidiyoo laaayyynnnn.
27.03.2008
gemi adamlaRı sınavı
25.03.2008
güncel hayatta önemsenmeyen ama işlevselliği ile hayat kurtaRan üRünleR için kullanım kılavuzu
bu yazımda, sallanan masaların ayaklarının altına sıkıştırılan gazete kağıtlarını ele almak istiyorum açıkçası. hani o önemsenmeyen gazete parçasından, artık çöp oldu gözüyle bakılan o üzeri mürekkepli parçadan bahsediyorum.
masanın sallantısını ondan daha iyi giderebilen bir ürün geliştirilene kadar gazete parçasının hayatımızdaki önemi bitmeyecektir. bunun sebebi kağıdın katlanmasındaki hünerden kaynaklanmakta sanıyorsam. eğer fazla katlanmış ise masanın ağırlığı ile tam şeklini alarak düzeni sağlar. o masanın ayağına öyle bir otururki, sanki masanın ayaklarından biri hiç kısa değil. sanki fabrikadan çıktığı haldeki o bütün bacakları eşit olan masa.
çok kritik noktalarda, tam zamanında devreye girer ve başımıza gelebilecek kötü olayları, daha gelmeden engeller. sürekli göz ardı edilir ama bunu görev bilincinin öne çıkardığı sorumluluk sebebi ile önemsemez. farzedelimki 1 çay bahçesine(+) gittiniz bi kızla(%). ve masa sallantıda ama sizler bunu farketmekte geç kaldınız bile diyelim. madem demişken garson kişilerinden herhangi birine -mesela en yakındakine- markasını vermek istemediğim bir gazlı içecek siparişi verdiğinizi de varsaydım. gelen o markasını vermek istemediğim gazlı içeceğin üstünüze yada üstüne(&) dökülmesi içten bile değil. sonra bütün gün adını vermek istemediğim gazlı içeceğin kıyafetleriniz üzerinde oluşturduğu soyut çalışma ile geçirmek zorunda kalmak yada bu toplaşmanın erken 1 şekilde sonlanmasını sağlayacak cümleler kurarak çay bahçesinden(+) uzaklaşmak zorunda kalabilirsiniz.
hiç bu benim başıma gelmez diye düşünme! bu, önlemi önceden alınmamış her masanın kullanıcısının başına elbet gelebilir. gelmeyebilirde. ama bu ihtimali göz ardı ederekte yaşanmazki adamım.
(+) - çay bahçesi nedir yaaa. var mı hala böle bi yerler. bu konuya ayrıyetten değineyim yaw.
(%) - yani kızla gitmek daha hoş olur diye düşünüyorum. en azından benim için.
(&) - karşımızdaki kızın. (o kızda ne biçim bi kız haa. süper model)
24.03.2008
endoplasmicReticulum
evet. neticede bende bir blog oluşturmaya karar verdim ve ilk yazımı paylaşmak istedim. güncel olmayacak bir blog bu.
herneyse. gemide çalışmak çok güzel valla. sürekli değişik ülkelere gidip değişik ortamları gözlemlemek keyif veriyor. birde içkiler daha ucuz. gelene kadar bitiyo o başka mesele.
uzaklarda olunca -özellikle yanlızken- sürekli geride bıraktığın hayatı düşünüyorsun. arkadaşlarını, geri dönünce neler yapacağını... geri döndüğünde bi bakıyosun herşey değişmiş. kendin bile. adapte olmak bir süre alıyor. sonra gene gitmen lazım.
hiç unutmadığım bir manzara var. onu da burada kayda geçeyim istiyorum. hint okyanusunda gün doğumunu seyrettim. gördüğüm en güzel manzaraydı diyebilirim.